Mesleki Sinir Sistemi Hastalıkları

 

Sinir sistemi, çevresel ve mesleksel anlamda birçok toksinlerle karşı karşıyadır.  Seçici geçirgen birtakım bariyerlere ve sistemik ayırma yöntemlerine karşın; metaller, gazlar, çeşitli çözücüler  ay da çözünen maddeler ve diğer kimyasallar kolayca giriş yapıp zarar verebilirler.

Nörotoksik ajanlar disfonksiyona neden olabilirler. Nörotoksinlere maruziyet genellikle zor tanınır. Ancak nörotoksik olduğu bilinen bir ajanla çalışan veya benzer belirti ve bulgular gösteren diğer çalışanların varlığı durumunda toksisite daha rahat tanınır.

  • Maruziyetin şiddeti
  • Maruziyetin süresi
  • Hangi kaynaktan alındığı
  • Diğer kişilerde var olan benzer tablolar
  • İşyerinde tehlikeli maddeler için gerekli ölçümlerin yapılıp yapılmadığı
  • Maddelerin miktarı
  • Saptanan kimyasal ajanın toksisite potansiyeli
  • İş yerinde alınan koruyucu önlemlerin varlığı incelenmelidir

Nörotoksik ajan diffüz nörolojik hasara neden olur. Hastada tablo monofaziktir, Yani ilerler, Maruziyet sonlanınca ilerleme yavaşlar, durur ve nölolojik disfonksiyonun cinsine ve şiddetine göre tablo düzelmeye başlar. Nörotoksisite iki ayrı klinik karakteristikte olabilir;

Ensefalopati: Kişilik- davranış değişiklikleri, kognitif değişiklikler (dikkat ve bellekte azalma), bilinç değişiklikleri, Eksta piramidal sistem tutulumu ve serebellar tutulum olabilir

Polinöropati: Eldiven, çorap tarzında distal hipoestezi, el ve ayaklarda distal tetraparezi, DTR azalma- kayıp, distal kaslarda atrofi, tonus kaybı, nöropatik ağrı şeklinde bulgular ön plana çıkabilir.

Hangi maddelerin hangi Sinir sistemi etkilerini oluşturduğunu şöyle belirtebiliriz,

Ataksi: Akrilamid, Cholardane, Kepone, DDT, n-Hekzan, Mangan, Civa, Metil Klorür, Toluen

Santral Nöropati: Dimetil amino propio nitril

Görme alanında daralma: Civa

Kranial Nöropoti: Karbon disülfit, Trikloroetilen

Baş Ağrısı: Kurşun, Nikel

Görme Bozukluğu: n-Hekzan, Civa, Metanol

Psikomotor Fonksiyon Bozukluğu: Karbon disülfür, Kurşun, Civa, Organofosfatlar, Perkloretilen ve diğer çözücüler

Kafa içi Basınç artışı : Kurşun, Organotin bileşikleri

Hafıza Bozuklukları: Arsenik, Karbon disülfür, Kurşun, Mangan

Miyoklonus: Benzen hekza klorür

Nörasteni (organik duyu bozukluğu): Civa, Akrilamid, Arsenik, kurşun, Mancan, Metil Klorür, Toluen

Nistagmus: Civa

Psikoz: Karbon sülfür, Mangan, Toluen

Opsoklonus: Kepone

Parapleji: Organotin bileşikleri

 

ARSENİK: Metal ayrıştırma, pestisidler, herbisidler, piller, kablolar, mil yatakları gibi kullanım alanları vardır. Akut zehirlenmeler de hızlı elektrolit bozukluğu nedeniyle baş ağrısı, dalgınlık, bilinç kaybı oluşur. Bu kayıplar ölümle bile sonuçlanabilir.  Konvülsiyon, kas zayıflığı, şuur kaybı meydana gelir, Görme sinirinde dejenerasyon ve kronik maruziyette uyuşukluk, karıncalanma, yanma, titreme, alt ekstremite de atrofi görülür.  Kronik maruz kalma sonucu Periferik nöropati (black-foot hastalığı), anemi, hiperkeratoz ve hiperpigmentasyon, akciğer kanseri, lösemi, konjenital malformasyonlar, kardiyak ve periferik damar hastalıkları sayılabilir.

KURŞUN: Genellike solunum ve GİS yoluyla vücuda girer.Motor nöron hastalığı ile karışabilecek bulguları yapar. Gingival sınırda mavi çizgilenme olabilir. En çok sağ elde radial sinir felci şeklinde motor felçler olabilir ve bu tabloda duyu bozukluğu olmaz. Kurşun da Sağ elde radial sinir felci yapar.  Kan beyin bariyerini geçerse beyin ödemi olabilir.

CİVA:  Kullanım yerleri tüp, termometre, barometre, kontrol cihazları, pil ve elektrikli cihazlardır. Ayrıca diş hekimliğinde ve tıpta kullanılır. Metalik civa buharına akut maruziyet fatal olabilen koroziv bronşit ve pnömoniye neden olabilir. Santral sinir sistemi etkilenerek tremor, aşırı sinirlilik ve duyarlık hali, unutkanlık gibi davranış bozuklukları gözlenen klinik belirtilerdir.

Kronik maruziyet sıklıkla Merkürializm olarak tanımlanır. Tremor, troid büyümesi, taşikardi, düzeniz nabız, gingivitis gelişir. Sinirlilik hali, hafıza kaybı, depresyon ve delirium merkezi  sinir sisteminin etkilenmesi ile gelişen nöropsikiatrik etkilerdir.

Organik civa (Metil civa) en toksik formudur. Özellikle beynin serebral korteksini ve serebellumu etkiler. Ağız, dudak ve ekstremitelerde uyuşukluk, ataksiler, yorgunluk hali, konsantrasyon bozukluğu, işitme ve görme kayıpları, tremorlar gelişir.

Minamata hastalığı 1956 da Japonya- Kumamoto bölgesinde saptanmıştır. Endüstriyel atık sularındaki metil civanın denize karışması ile  balıklar ve kabuklu deniz hayvanlarında birikmiş olan toksik özellikteki Civa sebebiyle,zehirlenmeler meydana geldi ve 36 yıl boyunca kedi, köpek, domuz ve insan ölümleri görüldü.

MANGANEZ: Madencilerde, dökümcülerde, pil üretimi yapan yerlerde çalışan işçilerde manganez toksikasyonu görülebilir.  Uzun süre solunum ile alınması nörotoksisiteye neden olabilir. Başağrısı, davranış değişiklikleri, kognitif bozukluklar, distoni, parkinsonizm, retropulsiyon gelişir. İleri durumlarda Parkinon hastalığına benzer durum oluşur.

KARBONMONOKSİT: Kötü havalandırmanın olduğu ev ısıtma sistemlerinde, madencilerde, otoyol gişe, benzin istasyonu, oto tamirhane ve petrol çalışanlarında görülür. İnhalasyon ile alınır. İntrasellüler hipoksiye yol açar.  Akut maruziyette baş ağrısı, değişen derecelerde bilinç değişiklikleri, piramidal ve ekstrapiramidal bulgular, davranış değişiklikleri ve nöbetler göze çarpar. Hemoglobin karbonmonoksit saturasyonu %50 yi geçince şuur kaybı, psikomotor fonksiyonlarda azalma ve performans düşüklüğü oluşur. Kısmi veya tam düzelmeyi takiben haftalar sonra geç dönemde özellikle ekstrapiramidal sendrom, kognitif işlevlerde belirgin yıkım ve bilinç değişiklikleri görülür. Düzelme genellikle tam değildir. Tedavide koruma, hiperbarik oksijen tedavisi ve destek tedavi yapılır.

TOLUEN: Boya ve yapışkanlar için çözücü bir maddedir. Boya ve yapıştırıcı ile yoğun olarak uğraşanlarda toksisite görülmüştür. Tabloda santral nörolojik belirtiler hakimdir. Bellek ve dikkat bozuklukları, davranış değişiklikleri, I.Motor nöron, serebellar, beyin sapı ve kraniyal sinir bulguları gözlenir.

KARBONDİSÜLFİD: Merkezi ve periferik sinir sisteminde miyelin tabakasında ve aksonlarda değişme, akut zehirlenmelerde tipik MSS belirtileri, eksitasyon, öfori, ajitasyon gözlenirken, subakut vakalarda önce huzursuzluk, zamanla depresif bir hal görülür, endişe hali, paranoid davranışlar ve hatta intihara teşebbüs olabilir. Kronik maruziyette, baş ağrısı çoksık görülür. Tipik Parkinson belirtileri oluşur.

AKRİLAMİD: Yerel deri irritasyonuna, kilo kaybına yol açar. Periferik/Merkezi sinir sistemi nölorojik belirtileri, akut maruziyette yön kavramı bozukluğu ve bellek yitimi iken, kronik az dozda etkilenmede,sersemlik, duygusal değişiklikler ve uyku bozuklukları, duyu kaybı, zayıflık, ataksi ve tendon refleklerinde (yalnızca distalde) azalma görülmektedir.

ORGANOFOSFATLAR: Esas olarak pestisit, herbisit olarak ve petrol katkı maddesi olarak kullanılır. Organofosfat zehirlenmesi sıkanlarda, karıştıranlarda ve kullanımı takiben kısa süre içinde kullanılan alanlarda bulunanlarda da görülebilir. Deri, solunum ve GİS yoluyla alınır. Asetil kolin esterazı inhibe ederek santral ve nöromuskuler kolinerjik semptomlara neden olur.  Baş ağrısı, bulantı, göz yaşı ve tükrük salgısında artış güçsüzlük, tremor ve nöropati semptonlarına ilaveten konvülziyona ve komaya dek varabilen bilinç değişikliklerine neden olabilir. Solunum ve kalp yetmezliği sonucu ölüm gelişebilir.  Akut maruziyette 2- 3 hafta içinde, Uzun süreli az miktarlarda maruziyette distal aksonal Polinöropatiler oluşur. Spesifik tedavisi yoktur.

KORUNMA: Nörotoksik bir maddeye maruz kalmamış bir çalışanda nörotoksisite görülmez. Sıfır maruziyet nörotoksik etkilere karşı tam koruma sağlayacaktır. Bu birincil koruma önlemlerinin esasıdır.

Toksisite Testi: İş yerinde kullanıma alınan yeni kimyasal bileşikler nörotoksisite bakımından incelenmiş / test edilmiş olmalıdır.

Mühendislik kontrol önlemleri:  Mühendislik önlemleri (ventilasyon sistemleri, kapalı üretim alanları gibi) çalışanların izin verilen maruziyet sınırlarının altında korunması için en iyi yöntemdir.

Tüm toksik maddelerin çalışma ortamına salınmasını engelleyen kapalı kimyasal süreçler ideal olandır.

Bu mümkün değilse, iyi tasarlanmış, düzgün çalıştırılan ve ortam havasındaki buharları dışarıya veren kapalı ventilasyon sistemleri yararlı olacaktır.

Kişisel koruyucu Ekipman: Mühendislik önlemlerinin mümkün olmadığı durumlarda, çalışanların nörotoksik maddelerle temasını azaltmak için kişisel koruyucu ekipman kullanılmalıdır. Kişisel koruyucular nörotoksik ajanların etki yoluna göre dikkatle seçilmelidir. Örneğin, kurşun tozun solunması ve besin ya da suya bulaşmış kurşun partiküllerinin yutulması ile etkisini gösterdiği için Kişisel Koruyucu Ekipman her iki yol için de koruyucu olmalıdır. Pek çok nörotoksik ajan için maddenin sağlam deriden emilimi başlıca maruziyet yoludur. Bunu engellemek için geçirgen olmayan eldivenler ve tulumlar ve diğer uygun ekipman sağlanmalıdır.

İdari Kontrol Önlemleri: İş yerinde kaynaklanan tehlikeleri azaltmak için, Planlama, Eğitim, İş istasyonları arasında çalışanları rotasyona tabi tutmak, üretim süreçlerinde yapılacak değişiklikler ve ikame (tehlikeli maddelerin tehlikesiz olanla değiştirilmesi) yanı sıra var olan tüm kurallara ve düzenlemelere kesin uyum, yönetimsel çabalardan oluşan idari önlemlerdir.

Çalışanların Bilme Hakkı: İş veren çalışanların sağlığına zarar vermeyen iş yeri ortamı ve çalışma koşulları sağlama yükümlülüğünü üstlenirken, çalışanların da kendilerini korumak üzere geliştirilmiş iş yeri kurallarına uyma sorumluluğu bulunmaktadır.

Çalışanlar kendilerini korumak için alınmış önlemleri bilmek durumunda olmalıdır. Bunun anlamı, çalışanların temas edecekleri maddelerin nörotoksisitesi ve kullanabilecekleri koruyucu önlemler hakkında bilgilendirilme haklarının olduğudur.

ÇALIŞANLARIN SAĞLIK GÖZETİMİ:

  • Çalışanlar düzenli olarak muayeneden geçirilmelidir
  • İş yeri hekimi ya da diğer ilgili uzmanlar tarafından yapılan düzenli değerlendirmeler, çalışanların sağlık gözetimini oluşturur
  • Nörotoksik maddeler ile ya da yakınında çalıştığı bilinen işçiler için, iş yeri hekimleri maruziyetin etkileri hakkında bilgi sahibi olmalıdır
  • Örneğin, pek çok organik çözücüye düşük düzeyde maruz kalma, yorgunluk, uyku bozuklukları, baş ağrıları ve bellek bozuklukları gibi semptomlar oluşturur
  • Yüksek dozda kurşun maruziyetlerinde, el bileğinde düşüklük ve periferik sinir harabiyeti kurşun intoksikasyonunun belirtileridir
  • Herhangi bir nörotoksik madde intoksikasyonunda, çalışanın bu maddenin olmadığı bir alana transferi ve ilgili maddenin iş yeri ortamındaki düzeyini düşürme hedef olmalıdır.

 

Bir Cevap Yazın