Toksikoloji – 1

 

Toksik maddelerin vücuda giriş yolları;  Oral,  İnhalasyon ve Subkutan (en sıklıkla deri yoluyla olur)

AKUT TOKSİK ETKİ: Akut zehirlenme, kimyasal maddenin toksik dozuna bir kere veya kısa zaman (24 saat içinde) bir çok kere maruz kalma sonucu görülür.

“Akut Maruz Kalma” ile oluşan zehirlenme belirtileri, uzun süreli düşük miktarda kimyasal maddeye maruz kalma ile oluşan “kronik zehirlenme” belirtilerinden oldukça farklıdır.

KRONİK TOKSİK ETKİ; Uzun süre (3 aydan fazla) akut toksik dozun altında maruz kalma sonucu oluşan kronik zehirlenme, kümülatif zehirlerle görülür.

Genel olarak bir zehirin organizmadan atılım hızı, absorbsiyon hızına göre daha yavaş ise, bu toksik madde organizmada birikebilir yani Kümülatif özellik gösterir.

Kronik zehirlenme endüstride kimyasal maddelere maruz kalan işçiler için önemlidir.

LD50: Solunum yolu dışında diğer bütün yollarla organizmaya girerek etki gösteren Katı veya Sıvı haldeki kimyasal bileşiklerin akut toksisite ölçüsüdür ve mg/ kg  ile belirtiler.

Belli koşullarda bir kez verilmekle uygulandığı deney hayvanı grubunun %50 sini öldüren dozdur.

LD50 Toksik değerlerini 70 kg.lık bir yetişkin insana göre Miktar açısından değerlendirirsek LETAL DOZ miktarı ile derecelendirebiliriz;

  • Hemen Hemen toksik olmayan; LED 5 su bardağı dolusu
  • Az toksik :2,5 – 5  Su bardağı dolusu
  • Orta Derecede Toksik : 2 Çorba kaşığı dolusu- 2 su bardağı
  • Çok toksik : 2 Çay kaşığı dolusu- 2 Çorba kaşığı dolusu
  • Şiddetli toksik :  7 damla  – 1 Çay kaşığı
  • Son derece toksik :  1 yudumluk ( 7 damladan az)

ED50: Uygulandığı grubun %50 sini etkin tedavi eden doz demektir.

ENDÜSTRİ ZEHİRİ: İşyerlerinde meslek hastalıklarına (zehirlenmelerine) neden olan kimyasal maddeler Endüstri Zehirleri olarak tanımlanabilir.

Bir zehirlenmenin “endüstriyel ve mesleki zehirlenme” olarak tanımlanabilmesi için, kişinin çalıştığı yerde  o kimyasal maddeye devamlı olarak maruz kalması sonucu ortaya çıkması gerekir.

Daha çok inhalasyon ve (veya ) deri yolu ile absorbe olan zehirin organizmada etki yerinde bulunan  miktarı toksik doza ulaşınca kronik zehirlenme belirtileri ortaya çıkar.

Bu zehirlenmenin ortaya çıkması için geçen süre, toksik maddenin işyeri ortamında bulunan miktarına bağlı olduğu gibi, ayrıca kimyasal maddenin toksik özelliklerine de bağlıdır. Örneğin karsinojenik etkinin görülmesi için çoğu kez uzun bir latent devre (P- naftilaminle  mesane kanseri 20- 25 yıl sonra görülür) geçmesi gerekir.

EŞİK LİMİT DEĞERLER: Günlük iş saati süresince ve devamlı olarak çalışanların o iş ortamında, maruz kaldıkları kimyasal maddenin akut ve kronik toksisitesi bakımından zararsız olacağı en yüksek konsantrasyonun saptanması daha çok önem kazanmıştır. Böylece endüstri zehirlerinin,

MAK (Müsaade edilen en yüksek konsantrasyon) veya TLV (Eşik limit değer) değerlerinin belirlenmesi endüstri işçisinin sağlığını koruması ile ilgili ilk önlemdir.

Eşik Limit Değer- Zaman Ağırlıklı Ortalama (TLV – TWA): Günde 8 saat veya haftada 40 saat çalışma süresi içinde defalarca maruz kaldığında o kimyasal maddenin advers etki göstermeyen konsantrasyonudur.

MAK değer’in tarifi: Çeşitli kimyasal maddelerin kapalı işyeri havasında bulunmasına müsaade edilen ve orada günde sekiz saat çalışacak olanların sağlıklarını bozmayacak olan azami miktarlarına MAK değer denir.

TLV- Kısa süreli maruziyet limiti) : Çalışanların 15 dakikaya kadar olan süre içerisinde maruz kalındığında, o maddenin irritasyon kronik veya irrevesibl doku değişmesi; veya iş performansı ve diğer kişisel kontrolünü etkileyen narkotik etkiye neden olmayan maksimum (en yüksek) konsantrasyonudur.

STEL, her maruz kalma aralığı en az 1 saat olmak koşulu ile günde en fazla 4 kez maruz kalmaya izin veren değerdir ve  TLV-TWA konsantrasyonun üstüne çıkmamalıdır.

 

TLV- Tavan: Anlık maruz kalmada bile zararlı olmayacak maksimum konsantrasyondur.

İrritan gazlar (kükürtlü hidrojen, aldehitler gibi) için önemli olan bu sınır konsantrasyon tek değer olarak verilir.

 

Biyolojik Limit değerler (BLV):  Bir kimyasal maddeye, olumsuz sağlık etkisi olmayan konsantrasyonda maruz kalındığında, kişilerin doku, biyolojik sıvı (kan, idrar) veya ekspirasyon havalarında bulunabilecek  üst limit değerleri ifade eder.

Yakın Çevre TLV ve BLV değerleri:  Endüstri dışında airborn maddelere maruz kalınan ve diğer çevre kompartmanları (su,besin gibi) için de limit değerler bulunmaktadır. Aynı madde için bu limit değerler, iş yeri havasına göre farklılık göstermektedir.

Organik çözücülerin eşik limit değerleri (TLV’ler):  Birkaçı dışında ,bütün uçucu çözücüler belirli süre içinde, belirli miktarda solunum yolu ile organizmaya girdiklerinde sağlığa zararlıdırlar. Bu zararlılık derecesi, çözücünün uçuculuk , buhar basıncı ve kimyasal yapısına bağlıdır.

İşyerlerinde, uçuculukları nedeni ile solunum havasına karışarak toksisitesini gösteren çözücü buharları için masaade edilen maksimum bir değer  (MAK) veya tolere edilen değer (TLV) saptanmıştır.

Bu değer, çözücünün bulunduğu ortamda çalışan kişinin günlük 8 saat ve haftalık 40 saat devamlı maruz  kalması gözönüne alınarak tayin edilir, ppm (hacim/ hacim) olarak verilen TLV değerleri sistemik toksisite ile tam bir ilişki göstermeyebilir. Çünkü TLV, çözücünün göz veya deri irritasyonu, narkotik etki gibi, çalışma ortamında istenmeyen etkileri de göz önüne alınarak belirlenmektedir.

Bu nedenle kimyasal maddeleri diğer toksik özelliklerine bakmaksızın, yalnızca TLV değerlerine göre karşılaştırmak hatalı bir yöntem olur.

Çözücüler için de, daha önce bahsedildiği bu TLV ler 8 saat günlük maruziyet (TWA), kısa dönem maruziyet (15 dakika: STEL) ve  kesinlikle aşılmaması gereken tavan sınır (TLC-C) şeklinde ifade edilebilir.

 

İnorganik Kurşun ve Bileşikleri nin TWA sınır değeri 0,15 mg/m3

Aseton için TWA 1210 mg/m3, 500 ppm

Kloroform için  TWA  10 mg/m3,  2 ppm

Fosgen  için TWA  0,08 mg/m3,  0,02 m3, STEL sınır değeri (15 dak) 0,4 mg/m3,  0.1 ppm

Asetik asit için Sınır değer;  25 mg/m3, 10 ppm

Naftalin için  50 mg/m3,   10 ppm

Lityum hidroklorür için  0,025 mg/m3

Kalay için sınır değer  2 mg/m3  dür.

TOKSİK GAZLAR: Ortamda gaz ya da buhar olarak bulunan ve insanlara zarar veren maddeler bu başlık altında toplanır. Gaz ve buharlar insandaki etkilerini 6 ayrı yolla gösterir:

  1. Boğucular: Kendileri zehirli olmadığı halde, solunumu engelleyerek ölüme neden olan gazlardır. Bunlar ya karbondioksit ve hidrojen azot örneklerinde olduğu gibi havada yüksek oranda birikerek oksijen alımını ya da CO örneğinde olduğu gibi, kanın oksijen taşımasını engelleyerek etki ederler.
  2. Merkezi sinir sistemi etkili olan gazlar: Alifatik hidrokarbonlar ve alkoller gibi merkezi sinir sistemini etkileyerek insanları zehirleyen gazlardır.
  3. Akciğer irritanları: Klor, azot ve fosgen örneklerinde olduğu gibi, akciğer ödemine yol açarak etki eden gazlar bu başlık altında toplanır.
  4. Vezikanlar; Hardal ve azotlu hardal örneklerinde olduğu gibi deride eritem ve kabarcıklara yol açarak etki eden gazlar bu başlık altında toplanır.
  5. Duyu irritanları; Göz yaşartıcılar (klorasetofenon, brombenzil, siyanür, etil iyodoasetat vb), Hapşırtıcılar (difenilkloroarsin, difenilsiyanarsin) bu gruptadır.
  6. Diğer yollarla etki edenler: Bunların en önemlileri kanda hemolize neden olanlarıdır.

KARBONDİOKSİT: Karbonlu maddelerin tam yanması ile oluşan bir gazdır. İşyerlerinde sık rastlanılan zehirlenme riskidir. Havadan ağır, renksiz ve kokusuz bir gaz olması nedeniyle insanın etrafında farkedilmeden birikerek ölümüne neden olur.

KARBONMONOKSİT: Karbonlu bileşiklerin tam yanmaması sonucunda oluşan bir gazdır. Bu nedenle günlük yaşamda ve endüstride çok yaygın bir zehirlenme riskidir. Renksiz ve kokusuz bir gaz olduğundan insanlar fark etmeden ortamda bulunabilir. Havadan hafif bir gaz olduğundan havalanması iyi olan yerlerde zehirlenme konsantrasyonuna ulaşma riski azdır. Ortamda bulunması halinde akciğerlerden absorbe olur ve hemoglobin ile birleşerek karboksi hemoglobin oluşturmak suretiyle hemoglobinin oksijen taşımasını  engeller.

AMONYAK: Sanayide başta gübre ve boya sanayi olmak üzere, ham madde olarak kullanımı yaygındır. Ayrıca bir çok maddenin bozulma ürünü olarak da açığa çıkan bir gazdır. Bu nedenle sık rastlanan bir zehirlenme riskidir. Özellikle akut zehirlenme yapması açısından önemlidir.

AZOT OKSİTLER: Nitrik asitle çalışılan yerler ve boya işleri başta olmak üzere sanayide azot oksitle zehirlenme riski olan yerler oldukça yaygındır. Ayrıca egzos gazları içinde de azot oksitler vardır. Akut zehirlenmeler  yapar.

TOKSİK TOZLAR: İş ortamında partiküller/ toz halinde bulunarak çalışanların sağlığını olumsuz etkileyen maddeler bu başlık altında değerlendirilir.

Sanayide hemen hemen her yerde toz vardır. Bunlar kendi içinde organik tozlar (polenler, pamuk, yün, ot, saman, talaş vb. tozlar) ve inorganik tozlar (silisyum dioksit, asbest, kömür, ağır metallar) olmak üzere iki ayrı grupta incelenirler. Tozlar insanda oluşturdukları etkiye göre dört grup altında değerlendirilir;

  1. Genel olarak Pnömokonyoz adı ile bilinen akciğer hastalığına neden olanlar: özelde ise; silikozis (silikat tozu ile), Talkozis (Talk tozu ile), Antrakozis (kömür tozu ile), Beriliozis (Berilyum tozu ile) Bisinosiz (Pamuk tozu ile) Stannozis (Kalay tozu ile),Bagasozis (Şeker kamışı tozu ile) Asbestozis (asbest tozu ile) adları verilir.
  2. Sistemik zehirlenmelere neden olan tozlar: Kurşun, kadmiyum, çinko gibi ağır metaller
  3. Allerjik etki gösterenler: Polenler, odun tozu bunlara örnektir
  4. Radyoaktif tozlar: Uranyum, toryum, zirkonyum ve seryum gibi radyoaktif maddeler bunlara örnektir. Bunlar iyonizan radyasyon yayarak insanlara zarar verirler.

Bu genel bilgilerden sonra, daha önce paylaştığım konularda mevcut olan bu konulara ait kısımları ve özellikle;  Pamuk tozu, Silisyum dioksit tozu, Asbest, Talk,Kurşun,Alüminyum, Antimon, Arsenik, Kadmiyum, Civa, Fosfor, Selenyum, Talyum,  Çinko, Alifatikler, Benzen,  Toluen,  Alkoller, Aminler,  Metil alkol, etil alkol, Trikloroetilen,  Pestisitler konularına bir göz atın.

 

 

Bir Cevap Yazın