Şok Durumunda İlk Yardım

Gerek kanama ile vücuttaki kan miktarının azalması, gerekse de Bazı hastalık veya yanık durumlarında kan basıncının düşmesi ve dolaşım sisteminin bozulması ile ŞOK tablosu gelişebilir. Şok acil müdahale edilmesi gereken durumlardandır. Şok durumuna kişi aniden girebileceği gibi, sıvı kaybına bağlı olarak yavaş yavaş ta girebilir.

Genel manada şok durumunda kan basıncında düşme, zayıf ancak hızlı bir nabız,  hızlı ve yüzeysel bir solunum, soğuk, soluk ve nemli bir cilt, şuur da giderek bulanıklaşma, susuzluk hissi, dudak çevresinde morarma, endişe ve huzursuzluk ile baş dönmesi şeklinde kendini gösteren durumda kişi şok pozisyonuna alınır. Eğer aksi bir yaralanma durumu yoksa, beyni yeterinde koruyabilmek için, baş mümkün olduğu kadar aşağı, ayaklar yukarıya kaldırılır, soluk yolu rahat nefes alabilsin diye yan yatış pozisyonunda ve kafa geriye doğru bükülerek yatırılır, üzeri dolaşıma yardımcı olmak için örtülür yani kişi sıcak tutulur. Her durumda, gerek nabız takipleri ile kalbin, gerekse de göğüs hareketleri veya ağız-burundan hava alıp verdiğini takip ederek solunum sisteminin takibi belli aralıklarla yapılır. Ani bir durumda o sistemlere daha önce izah edildiği gibi müdahale edilir.

Şoka sokan sebebe müdahale edilir. Kanama varsa kanama durdurma tekniklerinden uygun olanları ile müdahale yapılır. Yanık durumlarında da plazma kaybı ve sıvı kaybı ile şok durumuyla mücadele edilirken de sıvı yüklemeleri gerekebilir, bu amaçla yanıklarda sıvı kaybını düşünüp acilen müdahale edilmesini sağlamak lazımdır.  Yanık konusunu daha sonra ayrı bir konu olarak anlatacağım.

Halk arasında,  aniden alınan bir haber veya karşılaştığı bir durum karşısında ŞOK OLDU tabiri ise bahsettiğimiz şoktan daha ayrı bir durumdur. Ancak gerek sinirsel durumlarda, gerekse korku durumunda da ani etkilenmelerden ötürü kan basıncı düşebileceği ve yine beyin oksijensiz kalabileceği için kazazede veya ilgili kişi şok pozisyonuna alınır. Yani ayaklar yüksek, baş alçak tutulur. Burada maksat, düşmüş olan kan basıncından ötürü beyne kan gitmesine pozisyon vererek yardımcı olmaktır. Kalp krizi durumlarında da ağrı şoku dediğimiz olay oluşabileceğinden vaka yakından takip edilerek gerekirse şok pozisyonuna alınır.

Şok tabloları içinde en kritik olanlardan bir tanesi de anaflaktik şok dediğimiz durumdur.  Allerjiye bağlı gelişen durumdur. Bir ilaç,gıda,bitki,koku veya  herhangi bir kimyasal, ya da bir böcek ısırması ile oluşabilir. Bronşlarda kasılma gerçekleşebileceği için solunum hırıltılı hal almış olabilir, Allerjen burun yoluyla vücudu etkilemişse hapşırık, göz akıntısı, burun akıntısı olabilir.

Bazen damar yoluna kaza ile uygulanan ilaçlar da aynı reaksiyonu yapabilir.  Sebep ne olursa olsun, acil durum olarak müdahale edilir, solunum ve dolaşım takibi yapılır. Bir arının sokması, hassasiyeti olan bir kişinin bir meyveyi yemesi, pikniğe gittiği yerde bir bitkinin poleninin etkilemesi veya penisilin gibi bazı ilaçların hassasiyetine bağlı uygulama sonrası gelişen durumları çevremizde sık sık duyarız bunların tümü anaflaktik şok (alerjik şok) tablosudur.

Bir Cevap Yazın