Depresyondan Korunmak İçin – 2

Depresyondan korunmak için bağışlayıcı olmalıyız.  Bizi inciten veya hata yapan kişilere karşı küskünlüğümüzü sürdürmek, öfkemizi daha da artırabilir. Öfke devamlı hale geldikçe de yüksek tansiyon ve kalp hastalığı başka olmak üzere psikosomatik hastalıklara yakalanma riski artar. Bağışlamak, öncelikle bağışlama durumunun oluşturduğu stresi azaltır. Nefret ve korku  (yeniden aşağılanma veya acı çekme korkusu) gibi duygular birbirine karışır. Bunlar da fizyolojik olumsuz birtakım sonuçlara yol açar. Söz gelimi tansiyon yükselir, hormonal değişiklikler yaşanır, kalp hastalıkları ortaya çıkabilir.  Bizi inciten birini affetmek zor olabilir. Ancak bağışlamak; yapılanı unutmak, inkar etmek, göz yummak veya uzlaşma sağlamak anlamına gelmez. Burada olumsuz duyguların bizi tüketmesine engel olmalıyız. İntikam peşinde koşmayı bırakarak bağışlamayı başarabilenler, acı ve sıkıntılardan kurtulmuş olur. Sosyal ilişkileri daha güçlenir, böyle kişiler daha sağlıklıdır. “Çok şükür ahiret var, ilahi adalet var” diyelim. Kin ve intikam duygularıyla kendimizi yıpratmayalım.

Depresyondan korunmak için kendimizi kederden uzak tutmalıyız. Yaşantımız sevinç ve mutluluk kadar keder ve acılarla da doludur. Bizim için önemli birinin veya bir şeyin kaybı acı veren deneyimlerdir. Bundan kaçamayız. Ancak üzüntümüzü içimize atmamız da doğru değildir. Kaybımızı ve buna duyduğumuz üzüntüyü, acıyı yaşayalım. Duygularımızı ve hissettiklerimizi saklamaya, bastırmaya çalışmayalım. İçimizden geliyorsa ağlayalım.  Üzüntümüzü başkalarıyla paylaşalım. Unutmayalım ki sevinçler paylaşıldıkça artar, üzüntüler paylaşıldıkça azalır. Gerektiğinde arkadaşlarımızdan yardım isteyelim. Ne ihtiyacımız varsa söyleyelim. Toparlanmak için kendimize vakit ayıralım. Zamanla kendimizi daha iyi hissedeceğimizi bilelim.

Bir Cevap Yazın