Depresyondan Korunmak İçin – 1

Hayata bakış açımızda iyimserlik olması lazım. Yarısı dolu olan bardağa “Ne kötü, yarısı boş demek” yerine “ Ne güzel, yarısında su var “ demeliyiz, demesini öğrenmeliyiz. Çünkü kötümser olmak depresyona yatkınlık sağlar.

Düşüncelerimizi tartalım, değerlendirelim ve olumsuz olanları olumlularla değiştirelim.

Kötü durumların geçici olduğunu bilelim. Kötü hava şartları nasıl ki zamanla düzelecek, sosyal olayları da aynen bunu gibi görelim. Eskilerin dediği gibi, “bu da geçer yahu” diyebilelim. Bir şeyler kötü gittiğinde hemen kendimizi suçlamayalım. Eşimiz, arkadaşımız veya amirimiz keyifsiz ise bunun bizden dolayı olduğunu düşünmeyelim. “Bir dertleri vardır herhalde “ diyelim.

Olumsuz düşüncelere kapılmadan önce, “acaba aşırı bir tepki mi veriyorum” diye kendimize soralım. Geleceğe ait endişelere önem vermeyelim. Birçoğu asla gerçekleşmeyecek olayların etrafında dönüp durmayalım. Yaşamakta olduğumuz zamana konsantre olalım.

Hayata karşı olumlu bakış açısı olanlar daha az stresli, rekabete karşı hazırlıklı ve daha sağlıklı olurlar.

Bizi öfkelendirecek sebepler veya olaylar olabilir, ancak öfkelenmeyelim; kızmak ve öfkelenmek doğaldır, ancak kızgınlığı sürekli hale getirmek veya ani öfke patlamaları yaşamak sağlıklı değildir. Kontrolsüz öfke, birçok yönden kişiyi yaralayabilir.

Öfkelendiğimizde, sakinleşmek için kendimize zaman tanıyalım. Sakinleşene kadar ortamdan uzaklaşalım veya pozisyonumuzu değiştirelim (oturuyorsak ayağa kalkalım) ya da yüzümüzü soğuk su ile yıkayalım. Derin derin soluk alıp vermek ,yalnız kalmayı tercih etmek veya başkalarıyla sohbet ederek konudan uzaklaşmak da öfkeyi yatıştırma çareleridir.

Ancak öfkelendiğimizi bizi kıran kişiye belli etmemek için içimize atmak veya bastırmak da doğru değildir. Karşımızdaki kişiye sözel olarak saldırıda bulunmak yerine kızgınlığımızı sakin bir şekilde dışa vuralım. “Hakaret ediyorsun” demektense “bu sözlerin beni gerçekten kırıyor” demekle daha iyi sonuç alınır. Veya  “yalan söylüyorsun” yerine “bu söylediklerin doğru değil” denmelidir. Kızgınlığımızı içimizden boşaltalım. Kızgınlık uyandıran mantıksız düşünceleri ayıklayalım ve bunları zihnimizden uzaklaştıralım. “Bu korkunç, herşey berbat oldu”demektense “gerçekten bu durum insanı kızdırıyor ama dünyanın sonu değil ya…” diyerek kendimizi rahatlatalım.

Kısacası haklı öfkemizi ifade ederken kararlı olalım, saldırgan değil. Öfkemizi sağlıklı yollarla boşaltalım, içimize atıp biriktirmeyelim. Bastırılmış öfke, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Baş ağrısı, gastrit ve hatta ülser, bağırsak hastalıkları ve başka sistem bozuklukları ortaya çıkar. “Beni insanların içinde küçük düşürdüğün için sana kızgınım” Bu basit ve kararlı bir ifadedir, hedefe yöneliktir. Halbuki; “ ne kadar sahte, ne kadar zayıf, ne kadar ikiyüzlüsün” demek yanlıştır. Böyle kızgınlık ve saldırganlık halleri hem karşımızdaki kişinin düşmanlık oklarını bize çevirir, hem de sürekli öfke, düşmanca duygular ve kızgınlık, sağlığımızı tahrip eder.

Bir Cevap Yazın